AFYONKARAHİSAR İL MÜFTÜLÜĞÜ
Cuma Hutbesi
16.07.2010

İL: AFYONKARAHİSAR

AY-YIL: TEMMUZ–2010

TARİH: 16.07.2010

 

 

Namazın İnsana Kazandırdıkları

 

 

اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلاَةَ إِنَّ الصَّلاَةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

 

Muhterem Müslümanlar!

Dinimizde imandan sonra en büyük hakikat olan namaz, maalesef hak ettiği kıymet ve ehemmiyeti görmemektedir. Namaza karşı gösterilen bu duyarsızlık, bu ilgisizlik ve bu kıymet bilmezlik, iman zayıflığından, namazın paha biçilmez değerini bilmemekten kaynaklanmaktadır.

 

Değerli Müminler!

Namazın bize kazandırdıklarına bakacak olursak öncelikle günde beş defa kılınan namaz,  hayatımızı düzenlemede büyük rol oynar. Sürekli belli vakitlerde ifa edilmesi, inanan insanı ruhen ve bedenen, maddeten ve manen disipline alıştırır.

Ayrıca namaz müminleri kötülüklerden korur. Nitekim hutbemin başında okuduğum ayeti kerimede Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “... Muhakkak ki namaz, hâyasızlıktan ve kötülüklerden alıkoyar.”(1) Peygamber efendimiz (sav) de bir hadisi şeriflerinde: “Kim sabah namazını kılarsa, Allah’ın garantisi altına girmiş olur”(2) buyurmaktadır.

Namazın bir başka faydası ise şu huzursuzluk ve buhran asrında, günde 5 defa Allah’ın huzuruna çıkmak suretiyle kalbi huzurun temin edilmesini sağlar, içimize rahatlık verir. Müminin, namazlarını şuurlu olarak eda etmesi, onun düzensiz hayatına bir düzen, dağınık kalbine bir denge getirecek, perişan hislerini yok edip, bulanık yönlerine de bir ışık tutacaktır. Ve o Mümin, bu sayede doğru görme, doğru düşünme, doğru konuşma imkânını elde edecektir.

 

Kıymetli Müminler!

Aynı zamanda namaz içtimâî bir ibadettir. Özellikle farz namazların cemaatle kılınmasının lüzumu, ondaki içtimaî muhtevanın boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. İslâm'da camilerin, tarih boyunca Müslüman ferdlerin sosyalleşmesinde, büyük hizmetleri ve rolü olmuştur. Zira camiler yalnızca ferdlerin namaz ibadetlerini ikame ettikleri yer değil, birer buluşma yeri, birer mektep, birer eğitim yuvası olmuştur. Namaz ibadetinin bir önemi de farklı toplumsal statü gruplarını ve sınıfları yok sayarak, insanları mahviyet ve tevazu etrafında birbirine eşitleyen bir sosyal model oluşturmasıdır. Fakiri-zengini, bilgini-cahili, amiri-memuru, patronu-işçiyi aynı safta ipe dizercesine eşit bir statüye kavuşturmasıdır.

 

Değerli Müminler!

Rabbimizin bize ihsan ettiği nimetler sayılamayacak kadar çoktur. Buna karşılık kısa bir ömürde yaptığımız sınırlı ibadetlerin, şükür için ne kadar yetersiz olduğu da açıktır. İşte sayısız nimetlere şükretmek ve sonsuz Cenneti kazanmak için kendimizi bu kadar yetersiz hissettiğimiz bir durumda Rabbimiz, bize namazı muhteşem bir fırsat olarak sunmuştur. Eğer namazımızı dosdoğru kılarsak, diğer dünyevî mübah amellerimiz güzel bir niyetle ibadet hükmüne geçebilir. Bu şekilde bir mü’min bütün ömrünü ibadet yapıyor gibi sevap kazanarak geçirebilir. Hutbeme bir hadisi şerif mealiyle son veriyorum: Rasulallah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın farz kıldığı beş vakit namazı, abdestini güzel almak, vaktinde kılmak, rükûunu, secdelerini ve huşuunu tam yapmak suretiyle kim eda ederse, onu mağrifet etmek, Allah’ın bir teminat ve garantisi olarak tahakkuk eder. Bunu yapmayan kimseye Allah’ın bir ahdi ve teminatı yoktur. Dilerse onu bağışlar, dilerse azab eder.”


Hazırlayan:

Seyit Böğet

Müftü

Afyonkarahisar/İhsaniye

 

 

(1) Ankebût, 29/45

(2) Kütüb-i Sitte, c.17, s.541