Konferans programı saygı duruşu, İstiklal Marşımızın okunması ile başlarken, Karaman Cami İmam Hatibi Hüseyin Demir’in Kur’an-ı Kerim okumasıyla devam etti. Konferansın açılış konuşmasını İl Müftüsü Dursun Kaplan yaptı. Daha sonra Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Fikret Karaman, “Kur’an ve İnsan” konulu konferansına Kutlu Doğumun anlamını açıklayarak başladı. Doç. Dr. Fikret Kahraman, kutlu doğumun Türk Milleti’nin geleneğinde Osmanlı Devleti’nden bu yana devam edip gelen bir gelenek olduğunu söyledi. Türk Milleti’nin, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) karşı çok samimi bir sevgi seli olduğunun altını çizen Karaman; “İnsanlarımızın Efendimize bir hürmeti vardır. Anadolu da bu böyledir. Hac ve Umre için gidilen yollarda diğer insanları bizim halkımızın bu özelliklerini görünce gerçekten hayret ve ibretle bakıyorlar. Onun için Anadolu insanımızın Sevgili Peygamberimize karşı duyduğu bu sevgiyi, bu muhabbeti ifade etmek istiyorum. Fuzuli Su Kasidesi’nde Fırat ile Dicle’nin güneye doğru akışını Peygamberimizin sevgisiyle bütünleştiriyor. Yani o iki nehrin kıvrım kıvrım önü açarak kıbleye doğuru gidişini bir anlamda Peygamberimize karşı olan bir muhabbetin, oraya ulaşmayı bir sevgi seli olarak ifade ediyor” dedi.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Fikret Karaman, edebiyatçıların, şairlerin, aşıkların tarih içerisinde Sevgili Peygamberimize karşı olan saygı ve aşkların ifade ederken genelde rüzgar ve seher yeliyle selamlarını göndermeye çalıştıklarını söyledi. Türk kültür ve tarihinin bu tür örneklerle dolu olduğuna işaret eden Doç. Dr. Fikret Karaman; “Herkesin bildiği gibi bizde bir Süleyman Çelebi vardır ki Mevlid-i yazmak suretiyle Sevgili Peygamberimize karşı olan muhabbeti en veciz şekilde dile getirmiştir. Gerçekten o Merhaba diye başlayan bölüm var ya, Merhaba aslında Arapça’da hoş geldin demektir. Yani bir anlamda Süleyman Çelebi Peygamberimizin dünyaya teşriflerini öylesine güzel, öylesine içten gelerek ifade etmiş ki yani bir anlamda bu ümmetin insanlığın sığınağı. Sığınak derken bir evladın annesinin kucağına sığındığı zaman ki o şefkat, o merhamet, o canlılık o zindelik, o çocuğa, o anneye nasıl bir zindelik veriyorsa işte bir anlamda insanın kendine sığındığı yer olarak ifade ediyorum onu. Gerçekten hata, kusur, yanlışlık, çaresizlik ne varsa insanın acziyete düşmesi esnasında hep çağırdığı yer orasıdır. Şefaatçi olarak çağırdığı, kendisine dua ettiği, kendisine salatı selam gönderdiği kişi de yine peygamberdir” diye konuştu. Konferansın sonunda Afyonkarahisar Valisi Haluk İmga tarafından günü anısına Başkan Yardımcısı Fikret Karaman’a plaket takdim edildi.